İstanbul merkezli soruşturmada, bir şirkette muhasebe müdürü olarak çalışan M.A.’nın yıllar içinde şirkete ait 122 milyon lirayı önce kendi hesabına, ardından suç ortaklarının hesaplarına aktardığı tespit edildi. Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmada M.A. ile 17 suç ortağını İstanbul, Sinop ve Tokat’ta düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına aldı.
Operasyonda özel harekat polisleri de görev aldı. Emniyetteki işlemlerin ardından 19 şüpheli adliyeye sevk edildi.
M.A. ve ortakları nasıl ortaya çıkarıldı?
Soruşturma, bir ihbar üzerine başlatıldı. Şirketin hesaplarını inceleyen Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, paranın yıllar içinde şirketten çıkışını ve farklı banka hesaplarına dağıtıldığını belgeledi. Yapılan teknik ve mali takip sonucu şüphelilerin kimliği tek tek tespit edildi.
Soruşturmanın seyri açısından öne çıkan detay, paranın tek seferde değil uzun bir döneme yayılarak aktarılması oldu. Bu durum, olayın planlı ve sistematik bir usulsüzlük olarak değerlendirilmesine yol açtı.
Operasyon İstanbul, Sinop ve Tokat’ta eş zamanlı yapıldı
Dolandırıcılık Büro Amirliği, M.A. ve suç ortaklarını yakalamak için üç ilde eş zamanlı baskın kararı aldı. Özel harekat polislerinin desteğiyle gerçekleştirilen operasyonda M.A.’nın da aralarında bulunduğu toplam 18 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler, işlemleri tamamlanmak üzere Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirildi; sorguları Dolandırıcılık Büro Amirliği’nde yürütüldü.
Dosyada yer alan bilgiye göre M.A. dışındaki zanlıların bir kısmı, banka hesaplarını M.A.’nın kullanımına açan kişilerdi. Bazı şüphelilerin ise aynı şirkette çalışarak muhasebe müdürüne yardım ettiği kaydedildi.
19 şüpheli adliyeye sevk edildi
Emniyetteki işlemleri tamamlanan toplam 19 şüpheli, sabah saatlerinde adliyeye gönderildi. Savcılık tarafından ifadeleri alınan zanlıların bir bölümünün tutuklanması, bir bölümünün adli kontrol şartıyla serbest bırakılması ya da yurt dışı yasağı konularak serbest bırakılması bekleniyor. Dosya kapsamındaki mali inceleme ve hesap hareketlerinin incelenmesi sürüyor.
Nitelikli dolandırıcılık ve zimmet sürecinde bilinen kriterler
Bu tür mali suçlarda yargı sürecine ışık tutan başlıca kriterler şöyle sıralanıyor:
- İhbar veya denetim: Soruşturma çoğunlukla iç denetim, ortak ya da çalışan ihbarı veya banka bildirimi üzerine başlatılır.
- Mali iz takibi: Hesap hareketleri, EFT/havale kayıtları ve tedarik zinciri ödemeleri tek tek incelenir.
- Teknik takip: Şüphelilerin iletişimi ve dijital kayıtları delil olarak dosyaya eklenir.
- Çapraz sorgu: Şirket çalışanlarının bilgisine başvurularak para akışı doğrulanır.
- Şüpheli havuzu: Hesaplarını kullandıran ya da görev suistimali yapan kişiler ayrı ayrı tespit edilir.
- Mal varlığı araştırması: Aktarılan tutarların izi sürülerek iade veya haciz yolu açılır.
Benzer dosyalarda sık yapılan hatalar
Muhasebe yetkisi bulunan kişilerin uzun yıllar boyunca denetlenmeden çalıştırılması, banka limitlerinin ve imza yetkilerinin zamanında güncellenmemesi, iç kontrol mekanizmasının zayıf tutulması bu tür olayların başlıca zeminini oluşturuyor. Bir diğer yaygın hata ise paranın birden fazla kişinin hesabına bölünerek dağıtılması nedeniyle iz sürmenin başlangıçta tek bir noktaya yoğunlaştırılamaması.
Operasyonun üç ilde eş zamanlı yapılması, özellikle Sinop ve Tokat’ta bulunan suç ortaklarının da aynı anda yakalanmasını sağladı. Bu yönüyle dosya, çok merkezli mali suçların koordinasyonlu baskınla çözülebileceğine dair örnek olarak gösteriliyor.
Adli süreç ve sonraki adım
Adliyeye sevk edilen 19 şüphelinin yargı süreci, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında ilerleyecek. Şirketin uğradığı 122 milyon liralık zararın iadesi için mal varlıklarına yönelik çalışmaların da dosyayla birlikte yürütüleceği belirtiliyor.


Yorum Yapın