Anasayfa Son dakika İran Cumhurbaşkanı Pezeşkian, ABD baskısı karşısında savaşı bitirme çağrısı yaptı

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkian, ABD baskısı karşısında savaşı bitirme çağrısı yaptı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkian basın açıklaması yapıyor

Tahran yönetimi, Washington’un yeni yaptırım paketine hazırlanmasının ardından diplomatik çıkış arıyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkian, ABD ile aylardır süren savaşı sona erdirmenin zamanı geldiğini söyledi; Tahran’ın müzakere edilmiş bir barış için kendi şartlarının masada olması gerektiğini vurguladı.

Pezeşkian: “Güçlü ve onurlu bir konumdayız”

Cumhurbaşkanı Pezeşkian, başkent Tahran’da yaptığı açıklamada, “Güçlü ve onurlu bir konumdayken bu savaşı şimdi sona erdirmemiz daha iyi” dedi. Pezeşkian, ABD’nin okullara, hastanelere ve altyapıya saldırarak uluslararası hukuku çiğnediğini, dünya kamuoyunun Tahran’ı haklı bulduğunu savundu.

Açıklama, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’ın İran’a yönelik yeni yaptırım turunu pazartesi günü duyuracağını bildirmesinin ardından geldi. Washington, planı kulislerde medyada “Ekonomik Normandiya Çıkarması” (Economic D-Day) olarak adlandırıyor.

Tahran’dan “ekonomik terörizm” suçlaması

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin yeni yaptırım adımını “ekonomik terörizm” ve “insanlığa karşı suç” olarak nitelendirdi. Bakanlığın devlet medyasına yansıyan açıklamasında, “Bu yaptırımların failleri ve kışkırtıcıları, böylesine ağır suçlar işledikleri için yargılanmayı ve cezalandırılmayı hak ediyor” denildi.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, X platformundaki paylaşımında Washington’a sert yanıt verdi: “Sözde ‘Ekonomik Normandiya Çıkarması’, Amerika’nın kendi krizinden, benzeri görülmemiş borç yükü ve fırlayan faiz maliyetlerinden dikkatleri başka yöne çekme çabasıdır.”

Pekin’den “sorumlu adımlar” çağrısı

ABD, Çin başta olmak üzere birçok hükümeti İran’a yönelik ekonomik izolasyon kampanyasına katılmaya çağırdı. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Lin Jian, cuma günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Yaptırımlar ve baskı, sorunun çözümüne yardımcı olmaz” dedi.

Lin, “Çin, ilgili tüm taraflara sorumlu önlemler almaları ve sorunu siyasi ve diplomatik yollarla çözmeleri çağrısında bulunuyor” ifadelerini kullandı. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 24 Eylül’de Beyaz Saray’ı ziyaret etmesi ve ikili görüşmede İran dosyasının gündeme gelmesi planlanıyor.

Savaş altı aydır çıkmazda

ABD ve İsrail’in şubat sonunda başlattığı savaşta müzakereler hâlâ askıda. Tahran, küresel petrol ticaretinin can damarı Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutmaya devam ediyor; Washington ise İran’a yönelik deniz ablukasını sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Pezeşkian, halkın geçim koşullarının öncelikleri olduğunu belirterek, “Bizi endişelendiren, halkın geçim koşulları ve ekonomik durumu; bununla başa çıkmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz” diye konuştu.

Ekonomik baskı ve IRGC’nin ağırlığı

İran yıllardır Batı yaptırımları altında yaşıyor; yurtiçi üretimi artırma, gayriresmî sınır ötesi ticaret ağları ve “gölge filo” ile petrol sevkiyatı, baskıyı kısmen dağıtıyor. Brandeis Üniversitesi’nden İran ekonomisi uzmanı Hadi Kahalzadeh, “İran’ın direniş kapasitesi yalnızca çöküşü önlemekle kalmıyor, aynı zamanda ekonomik acının, ABD’nin beklediği siyasi baskı ve değişimlere dönüşmesini de engelliyor” değerlendirmesini yaptı.

Bununla birlikte Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre İran’da enflasyonun yıl sonuna kadar yüzde 70’e yaklaşması, ekonominin ise yüzde 5’ten fazla daralması öngörülüyor. Bir cumhurbaşkanlığı danışmanı, geçen hafta İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, ülkenin günde ürettiğinden fazla benzin tükettiğini ve fiyat artışının kaçınılmaz olabileceğini söyledi.

Tüm bu tabloya rağmen İran siyasetinde en güçlü aktör, savaşın başında ABD ve İsrail hava saldırılarına rağmen pozisyonunu koruyan Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) olmaya devam ediyor. IRGC, Hürmüz üzerinde İran denetimi ve savaş tazminatı da dahil ABD’den daha büyük tavizler talep ediyor. Sertlik yanlıları, ülkenin ekonomik baskılara rakiplerinden daha uzun süre dayanabileceğini savunuyor. İran’ın dini lideri Mucteba Hamaney’in bu ay Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi başına eski bir IRGC komutanını ataması, çizginin sertleştiği yönünde yorumlandı.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.