Anasayfa Son dakika İnsana nakledilen domuz böbreği 271 gün işlev gördü: ABD’de rekor

İnsana nakledilen domuz böbreği 271 gün işlev gördü: ABD’de rekor

Domuz böbreği nakli yapılan Tim Andrews, doktorlarıyla birlikte hastaneden ayrılırken.

ABD’de bir domuzdan alınan ve genetiği değiştirilmiş böbrek, 66 yaşındaki Tim Andrews’ın vücudunda 271 gün boyunca işlev gördü. Lancet tıp dergisinde 3 Eylül 2026’da yayımlanan verilere göre bu süre, bir ksenotransplantasyon (türler arası organ nakli) vakasında kaydedilen en uzun işlev süresi oldu.

Böbrek, Ekim ayında işlevini yitirip çıkarılana kadar hastayı diyalizden kurtardı. Andrews, 82 gün daha diyalize bağlandıktan sonra Ocak ayında bir insan donörden nakil aldı; o böbrek şu anda sorunsuz çalışıyor.

Tim Andrews’ın hikâyesi: Yedi yıllık bekleme listesi

Tip 2 diyabet nedeniyle son evre böbrek yetmezliği yaşayan Andrews, böbrek nakli için yedi yıldır listedeydi. Doktorları, listenin en başına ulaşmasının yıllar alabileceğini ve diyalizle ortalama yaşam süresinin yaklaşık beş yıl olduğunu söyledi.

25 Ocak 2025’te Massachusetts General Hospital’da gerçekleştirilen ameliyatta genetiği değiştirilmiş domuz böbreği, hastanın kan damarlarına bağlandı. Organ, nakledildiği anda çalışmaya başladı. Andrews, ameliyat sonrasında süreci “tünelin sonundaki ışık” ve “umut” olarak nitelendirdi.

Genetiği değiştirilmiş Yucatan minyatür domuzları

İnsan vücudu, kendisine nakledilen domuz organını dakikalar içinde yabancı olarak algılayıp yıkıcı bir bağışıklık saldırısı başlatabilir. Bu riski azaltmak için araştırmacılar, Yucatan minyatür domuzlarının genetik kodunda 69 ayrı modifikasyon yaptı.

Bu düzenlemelerin amacı üç aşamalıdır: Bağışıklık sisteminin hedef aldığı domuz hücresi özelliklerini silmek; insan DNA’sı ekleyerek dokuyu “kamuflaj ağıyla” gizlemek ve domuz genomunda gizli virüsleri etkisiz hâle getirerek enfeksiyonu önlemek.

Neden böbrek, ne zaman çıkarıldı?

İlk aylarda bağışıklık reddine dair erken belirtiler görüldü; ilaç dozlarının ayarlanmasıyla bu tablo kontrol altına alındı. Yaklaşık altıncı aydan itibaren böbreğin içindeki ince kan damarları hasar gördü, organ iltihaplandı ve yetmezlik gelişti.

Doktorlar, domuz böbreğine saldıran antikorlara dair bir belirtiye rastlamadıklarını, dolayısıyla hasarın kesin mekanizmasının henüz netleşmediğini belirtti. Araştırmacılar Lancet’teki makalede, vakanın “hem vaatleri hem de kalan zorlukları” ortaya koyduğunu yazdı.

Organ kıtlığına karşı bir “köprü”

ABD’de yaklaşık 100 bin kişi böbrek nakli için sırada beklerken yılda yalnızca 25 bin nakil yapılabiliyor. Mass General Brigham Organ Nakli Bilimleri Merkezi’nden Dr. Leonardo Riella, bu tabloyu “bir kriz içinde olduğumuz” sözleriyle özetledi.

Riella, ksenotransplantasyonun canlı donörü olmayan hastalar için “diyalizi atlayıp doğrudan nakil aşamasına geçme” alternatifi olabileceğini söyledi. Ekip, domuz organlarını bir insan organı bulunana kadar hayatta kalma köprüsü olarak konumlandırıyor.

Ksenotransplantasyon neden domuzla yapılıyor?

Domuzlar organ boyutu ve yetiştirilebilirlik açısından en uygun aday olarak görülüyor. Ancak herhangi bir çiftlikten alınan organ, doğrudan insana takılamıyor; yukarıdaki genomik modifikasyonlar olmadan organ dakikalar içinde pıhtılaşıp kararır.

Andrews vakası, tek bir domuz böbreğinin aylar boyunca klinik düzeyde işlev görebileceğini kanıtlasa da, uzun süreli dayanıklılığı sınırlayan mekanizmaların henüz çözülmediğini de gösterdi. Bir sonraki adım, bu mekanizmaların her hasta özelinde önceden tespiti ve baskılanması olacak.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.