Anasayfa Son dakika Trump yönetimi savaş sonrası için Orta Doğu planı hazırlıyor

Trump yönetimi savaş sonrası için Orta Doğu planı hazırlıyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın Air Force One uçağıyla indiği havaalanında yürüdüğü an

ABD medyası: Trump yönetimi savaş sonrası için Orta Doğu planı hazırlıyor. ABD haber platformu Axios, iki ABD’li yetkili ve konu hakkında bilgi sahibi iki kaynağa dayandırdığı haberinde, Beyaz Saray’ın Tahran üzerindeki baskıyı artırmayı ve İsrail ile bölge ülkeleri arasındaki normalleşmeyi genişletmeyi öngören bir savaş sonrası strateji üzerinde çalışmaya başladığını yazdı.

Henüz ilk aşamalarındaki planın, ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’daki görev süresinin geri kalanında Washington’ın Orta Doğu politikasının ana hatlarını belirleyebileceği belirtildi. Plan kapsamında üç temel unsur öne çıkıyor: İran’ı caydırmak için müttefikler arasında bölgesel uyum oluşturulması, 7 Ekim 2023 saldırılarının bölgesel etkilerinin sona erdirilmesi ve İbrahim Anlaşmaları’nın genişletilmesi.

Planın üç ayağı ne anlama geliyor?

Axios’a konuşan kaynaklar, çalışmanın İran’ın sınırlandırılması, Gazze savaşının bölgesel yankılarının giderilmesi ve İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi olmak üzere üç kulvarda ilerlediğini aktardı. Bu çerçeve, Trump’ın ilk döneminde imzalanan İbrahim Anlaşmaları’nın devamı olarak değerlendiriliyor.

Bölgesel uyum stratejisi, ABD politikasında köklü bir kırılma anlamına gelmiyor. 1979 İran Devrimi’nden bu yana Washington yönetimleri, Körfez ülkeleriyle ilişkileri güçlendirerek Tahran’ın bölgedeki etkisini sınırlamaya çalıştı. Yeni plan bu çabayı, müttefikler arasında daha yakın savunma ve güvenlik eşgüdümü içeren kurumsal bir yapıya taşımayı hedefliyor.

Suudi Arabistan-İsrail hattı neden kilit?

Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki normalleşme, Washington’ın yıllardır sürdürdüğü hedeflerden biri. Ancak Riyad yönetimi, bu yönde atılacak herhangi bir adımı Gazze’de somut ilerleme kaydedilmesine ve bir Filistin devleti kurulmasına bağlıyor. Bu tutum, süreci uzun süredir durma noktasına getirdi.

ABD yönetimi anlaşmaları, Orta Doğu’daki ilişki ağlarını yeniden şekillendirmenin ve İran ile müttefiklerinin bölgedeki nüfuzunu azaltmanın araçlarından biri olarak görüyor. 2020’de İsrail’in BAE, Bahreyn, Fas ve Sudan ile imzaladığı normalleşme anlaşmalarına yeni ülkelerin eklenmesi, planın Suudi Arabistan ayağında öncelikli başlık olarak öne çıkıyor.

Gazze planı, İsrail-Suriye ve Lübnan hattı

Planın ikinci ayağı, 7 Ekim saldırısının ve Gazze savaşının bölgesel etkilerinin giderilmesine odaklanıyor. Bu başlık üç somut adımla ele alınıyor.

  1. Gazze planının bir sonraki aşamasına geçilmesi: Yeniden inşa, Hamas’ın silahsızlandırılması ve geçici bir yönetim kurulmasına ilişkin düzenlemeler bu aşamada tartışılıyor.
  2. İsrail-Suriye güvenlik anlaşması: Beşar Esad yönetiminin 2024 sonunda devrilmesinden bu yana Suriye’de yaşanan siyasi dönüşüm, bu yönde bir anlaşma zemini oluşturabilecek bir pencere olarak değerlendiriliyor.
  3. Hizbullah’ın sınırlandırılması: 2024’teki ateşkesin uygulanması, Hizbullah mensuplarının Litani Nehri’nin kuzeyine çekilmesi ve Lübnan ordusunun güneye konuşlandırılması öngörüyordu. İsrail, Hizbullah’ın askerî kapasitesini yeniden oluşturmaya çalıştığını savunurken Lübnan, İsrail’in hava saldırılarının sürdüğünü bildiriyor.

Zamanlama ve siyasi riskler

Görüşmelerin, ABD’de yaklaşan Kongre ara seçimleri ile İsrail’de ekim ayında yapılacak parlamento seçimlerinden etkilenmesi bekleniyor. Bu takvim, planın hem Washington hem de Tel Aviv cephesinde siyasi bir zaman baskısı altında şekilleneceğine işaret ediyor.

Tartışılan başlıklar arasında Washington’ın kurulması planlanan bölgesel yapıya garantör olması, İsrail-Suriye güvenlik anlaşması ve Gazze planının bir sonraki aşamasına geçilmesi de yer alıyor. Tüm bu maddeler, ABD’nin bölgedeki bütün müttefiklerinin katılımına bağlı.

Planın durumu ve belirsizlikler

Axios’a konuşan kaynaklardan biri, stratejinin henüz tam olarak oluşturulmadığını söyledi. “Planı pişiriyorlar ancak henüz hazır değil,” diyen kaynak, “Amaç, bölgedeki pek çok konuyu birbirine bağlamak ve savaşın ardından nasıl bir bölgesel uyum oluşturulacağını belirlemek. ABD’nin bölgedeki bütün müttefiklerinin buna katılıp katılmayacağı hâlâ belirsiz” ifadelerini kullandı.

Trump yönetiminin İran’a yönelik baskı, normalleşme anlaşmaları ve Gazze sonrası düzen başlıklarını birbirine bağlama çabası, kısa vadede müzakerelerin hızlanmasını gerektiriyor. Önümüzdeki haftalarda Kongre ara seçimleri takvimi ve İsrail’deki seçim süreci, planın hangi başlıklarının önce şekilleneceğini belirleyecek.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.