Anasayfa Son dakika Aydınlıkta saklananlar: Kedi dilinin dönüşümü ve haber etiği

Aydınlıkta saklananlar: Kedi dilinin dönüşümü ve haber etiği

İstanbul sokaklarında apartman boşluğunda oturan bir kedi.

Sokak kedileri Türkiye’nin kent yaşamının ayrılmaz bir parçası. Ancak son dönemde sosyal medyada ve bazı yayınlarda “başıboş kedi”, “kedi popülasyonu”, “kedi sorunu” gibi ifadelerin sıklaşması, kedi etrafında yürütülen dilin değiştiğini ortaya koyuyor. “Aydınlıkta saklananlar” başlığıyla gündeme gelen tartışma, manipülatif dilin canlılar hakkında nasıl algı ürettiğini sorguluyor.

Cumhuriyet’te 30 Ağustos 2026’da yayımlanan metinde, “Ben Sarı” rumuzlu yazar bir kentin kedisinden sesleniyor; “Mahallede yaşayan kediler” anlatısının nasıl “başıboş kedi popülasyonu”na dönüştüğünü, kelimelerin bir canlıyı önce “sorun”a, sonra “ortadan kaldırılması gereken nesne”ye çevirebileceğini anlatıyor. Yazı, önce köpekler için kullanılan “tehdit”, “saldırı”, “halk sağlığı tehdidi” dilinin şimdi kedilere taşındığını hatırlatıyor.

Aydınlıkta saklananlar ne anlama geliyor?

Yazıda “aydınlıkta saklananlar” ifadesi, canlıları “sorun” olarak kodlayan dilin üreticilerini tarif ediyor. Kelime seçimi bir canlı hakkında yalnızca bilgi vermez; o canlı hakkında “ne hissetmemiz gerektiğini de öğretir”. “İstila”, “patlama”, “tehdit”, “başıboş”, “kontrol altına alınmalı” gibi sözcükler peş peşe geldiğinde, karşımızdaki artık tek tek kediler değil, yönetilmesi gereken bir kitledir.

Bu dil değişimi, tarihte cadı avlarına benzetiliyor: Önce bir isim veriliyor, isim korkuya, korku toplumsal kabule, kabul de cezalandırmanın gerekçesine dönüşüyor. Bir hayvanın davranışı değişmese de ona yüklenen anlam değişiyor; “uğursuzluk”, “büyücünün yardımcısı”, “popülasyon” gibi etiketler aynı hayvana farklı dönemlerde yapıştırılabiliyor.

Hangi kelimeler hangi algıyı kuruyor?

Yazı, haber dilinin “medya avlanma kararlarının en üst uygulayıcı noktası” olduğunu vurguluyor. Bir başlığın seçimi, fotoğrafın karesi, videonun üstüne yazılan birkaç kelime; hepsi toplumun o canlıya bakışını belirliyor. Aşağıdaki tablo, sık kullanılan ifadelerin kurduğu çerçeveyi özetliyor:

Kullanılan ifadeCanlıya bakışDoğal sonuç
Mahallenin kedisiBireysel canlı, komşuBirlikte yaşam
Başıboş kediTanımsız, kontrol dışıToplama talebi
Kedi popülasyonuİstatistiksel kitleYönetim ve kontrol
Kedi popülasyonunda patlamaTehlike sinyaliAcil müdahale
Kedi sorunuSorunun kaynağıSorunun giderilmesi
Halk sağlığı tehdidiDüşman kategorisiOrtadan kaldırma

Bir cümlede canlı hâlâ “canlı olarak mı duruyor, yoksa bir probleme mi dönüşmüş” sorusu, manipülasyonu ayırt etmenin en basit yolu olarak gösteriliyor.

Manipülatif dil nasıl çalışıyor?

Manipülasyon her zaman yalan söylemek değil. Bazen doğru bir olayın yalnızca belirli bir bölümünü göstermek, korkuyu büyütecek kelimeleri seçmek, tekil bir vakayı bütün bir gruba yaymak ve izleyiciye hangi duyguyla tepki vermesi gerektiğini hissettirmek. Bir kedi tırmalayabilir, bir köpek saldırabilir, bir hayvan hastalık taşıyabilir; bunların hepsi konuşulabilir, araştırılabilir, önlem alınabilir. Ancak “bir kedi tırmaladı” cümlesinden “kediler halk sağlığı tehdididir” sonucuna geçmek artık bilgi vermek değil; aradaki boşluğu korku doldurur.

Çocuğun yanında duran kedi görüntüsünden daha hızlı dolaşıma giren şey, çocuğu tırmalayan kedi görüntüsüdür. Süreç içinde insan, gördüğü şeyin gerçekliğin kendisi olduğunu sanmaya başlar; oysa gördüğü gerçekliğin seçilmiş bir parçasıdır. Yayın organları, bu akışta “bilinçli kelime seçimi” yaptıklarında toplumsal değerlerle çelişen bir çerçeve üretmiş olurlar.

Dikkat edilmesi gereken kriterler

  1. Haberde kullanılan sıfatları sayın: “istila”, “patlama”, “tehdit” gibi kelimeler tarafsız betimlemeyi aşar.
  2. Tekil vakanın bütün bir gruba genellenip genellenmediğini sorgulayın.
  3. Görselin hangi kare seçildiğine bakın; aynı olay farklı kareyle farklı duygu kurar.
  4. Kaynaktaki verinin yöntemi belirtilmiş mi, yoksa izlenim mi aktarılıyor kontrol edin.
  5. Başlıkta “sorun” kelimesi geçiyorsa, metinde çözümün ne olduğu ve kime ait olduğu aranır.
  6. Yayının daha önce benzer dili hangi canlılar için kullandığını takip edin; dil değişimi örüntüsü belirgindir.

Pratik senaryo: Okur ne yapmalı?

Bir sokak kedisinin tırmaladığı haberi sosyal medyada yayılıyor; hemen ardından “kediler toplanmalı” çağrıları beliriyor. Bu durumda izlenecek yol şöyle özetlenebilir:

  • Önce haberde tekil olayın yeri, zamanı, hayvanın sağlık durumu ve yetkili kurumun açıklaması aranır.
  • Yorum ve başlık dili ayrılır; “tırmaladı” ile “tehdit” aynı kategoriye konmaz.
  • Aynı yayının daha önce köpekler için kullandığı “başıboş”, “popülasyon”, “halk sağlığı tehdidi” ifadelerine bakılır.
  • Çözüm önerisi veteriner hekim, yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşlarının verileriyle çaprazlanır.
  • Okur, yalnızca “Gerçekten sorun mu” diye sormakla kalmaz; “Hangi kelimeleri kullanmaya başladık?” sorusunu da ekler.

Sık yapılan hatalar ve yanlış bilinenler

Bir popülasyonu bilimsel yöntemlerle yönetmek, bir canlıyı önce “sorun” ilan edip sonra ortadan kaldırılması gereken nesneye dönüştürmekle aynı şey değildir. Aradaki çizgi, dilde başlar; haber başlığında “istila” kelimesinin tercih edilmesi, çok sayıda bireyin kontrol edilmesini değil, tek bir türün “düşman” olarak kodlanmasını getirir. Türkiye’de kediler, özellikle İstanbul’da, mahallenin sakini, bakkalın müdavimi, vapurun yolcusu, cami avlusunda uyuyan komşudur; bu ortaklığı tanımlayan kelimeler, kentin hafızasında yer alır.

Yazı, son olarak gazetecilere ve editörlere çağrı yapıyor: “Eğer bir yayında bizlerden ‘sorun’ olarak söz ediliyorsa bilin ki o gazetede bu başlığı atan kişinin toplumun ana değerleriyle derdi vardır.” Kedilerin, “aydınlıkta saklananlar” olarak nitelenen bu dil üreticilerinden bağımsız biçimde, kentin ortak sevgisi olmaya devam ettiği vurgulanıyor.

Tartışmanın canlı tutulması için okurlar, gördükleri her haber başlığında kelime seçimini, görsel tercihini ve tekil-genel ayrımını kendileri denetlemeli; kedi hakkında konuşurken “ne hissetmemiz gerektiğini söyleyen” dilden, yalnızca bilgi veren dile geçişin takipçisi olmalıdır.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.