Anasayfa Son dakika Binali Yıldırım iddiaları duyunca harekete geçti: Kulis detayları

Binali Yıldırım iddiaları duyunca harekete geçti: Kulis detayları

Binali Yıldırım'ın bir etkinlikte konuşma yaptığı arşiv fotoğrafı

Çarpıcı kulis! ‘Binalı Yıldırım ‘operasyonu’ duyunca harekete geçti’ başlığıyla paylaşılan Ankara merkezli yazı, eski başbakanın aile şirketlerine yönelik olası bir soruşturma haberini almasının ardından partide belirli isimleri aradığını, şikâyetçi olacağını ve konuyu Cumhurbaşkanı’na ileteceğini öne sürüyor.

Nuray Babacan’ın aktardığına göre aynı dönemde eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılması, AKP içinde “sıra kimde” tartışmasını yeniden alevlendirdi. Yazıda Binali Yıldırım’ın parti içindeki gücü ve etkisinin sınırlı olduğu, ancak bazı AKP’lilerin “haksız zenginleşme” ve “siyasi gücün amacı dışında kullanılması” başlıkları altında bu isimleri anmaya devam ettiği belirtiliyor.

Kulis notunda ne anlatılıyor?

Yazıya göre Binali Yıldırım, kendisine ulaşan “operasyon” bilgisinin ardından partide bazı isimlerle görüşerek süreci durdurmaya çalıştı. Bu kişilerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’la doğrudan temas kurup kurmadığı netleştirilmiyor; ancak birkaç ay öncesine dayandığı belirtilen bu girişimin sonuçsuz kaldığı izlenimi veriliyor.

Aynı metinde AKP’liler arasında üç ayrı tez öne çıkıyor: bir kesim partide “temizlik” yapıldığını ve yurt dışına kaçırılan paraların geri getirileceğini savunuyor; bir başka kesim Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonlara zemin hazırlandığını iddia ediyor; son olarak bir noktada birilerinin devreye girerek soruşturmaları “bir yerde” durduracağı ve gözdağı verme aşamasında kalınacağı dile getiriliyor.

Gökçek ifadesi ve “isim listeleri” tartışması

Yazıda Gökçek’in şüpheli sıfatıyla ifadeye gitmesinin ardından eski ve son başbakan Binali Yıldırım’a sıra gelebileceği iddiası hatırlatılıyor. AKP’lilerin sohbetlerinde sıkça bu isimlerin geçtiği, bir tür “isim listeleri” oluştuğu, bu listelerde konu edilen kişilerin oğlu, damadı, şirketi ve yurt dışındaki paraları üzerinden dedikodu üretildiği aktarılıyor.

Metinde şu tespit öne çıkıyor: Yıllardır ortaya atılan iddialar, açılan dosyalar ve kapatılan soruşturmaların sorumluluğunun kime ait olduğu sorulduğunda ilgili çevreler sessiz kalmayı ya da karar verici olmadıklarını söylemeyi tercih ediyor.

“İmaj tazelemek için” yapılan faaliyetler yeterli mi?

Yazı, AKP’nin kıyısında kaldığı değerlendirilen isimler için sıralanan kavramları şöyle sıralıyor: AKP trolleri, Süleymancılar, İdris Naim Şahin, Melih Gökçek ve Binali Yıldırım. Bu isimlere yönelik faaliyetlerin “imaj tazelemek için” yeterli olmayacağı, muhalefet belediyelerine yönelik operasyonların, belediyelere el koymak için kullanılan “ya hapse gir ya bize geç” şantajının ve milletvekili transferlerinin partinin oy oranını “santim” oynatmadığı savunuluyor.

Aynı bölümde Karadeniz sermayesinin, bir dönem İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verdiği destek nedeniyle “kulağının çekilmesi” örneği hatırlatılarak benzer bir gözdağı taktiğine gidilebileceği ima ediliyor.

Yazıda öne çıkan senaryolar ve dikkat noktaları

  1. Aile şirketlerine yönelik olası bir soruşturmanın Yıldırım cephesinde erken uyarı olarak algılandığı ve telefon trafiği başlattığı iddiası.
  2. Gökçek ifadesinin “isim listeleri” tartışmasını yeniden gündeme taşıdığı ve sıranın Yıldırım’a gelebileceği beklentisi.
  3. Partide “temizlik” söylemiyle anlatılan faaliyetlerin, muhalefet belediyelerine yönelik operasyonlarla aynı döneme denk geldiği ve bu paralelliğin altının çizildiği.
  4. Bir noktada birilerinin devreye girip soruşturmaları “bir yerde” durduracağı, sürecin gözdağı vermekle sınırlı kalacağı beklentisi.
  5. Sonucun seçim sandığına yansımadığı, oy oranının en iyimser tahminle yüzde 30 civarında sıkıştığı yorumu.

Sık yapılan okumalar ve sınırları

Kulis yazısı, henüz doğrulanmamış bir anlatı üzerine kurulu olduğu için resmi açıklama ile kulis bilgisi arasındaki farkı korumak gerekiyor. Yıldırım cephesinin iddiaya konu telefon trafiği ve Erdoğan’a iletileceği yönündeki söylem, yazıda “iddiaya göre” ifadesiyle aktarılıyor; bu bilginin soruşturma dosyaları veya yargı süreçleriyle teyit edildiğine dair bir veri metinde yer almıyor.

Metinde partinin oy oranı için tek bir kaynak gösterilmeden “yüzde 30’a takılıp kalındığı” ifadesi kullanılıyor. Bu tür siyasi tahminlerin güncel kamuoyu araştırmalarıyla karşılaştırılmadan olduğu gibi alınması, okuyucunun yorum sınırlarını zorlayan bir nokta olarak not ediliyor.

Sonraki takip

Binali Yıldırım cephesinin konuyu Erdoğan’a iletip iletmediği, Gökçek dosyasının seyri ve “isim listeleri”nde sıralanan diğer isimlerin yargı süreçleri, Çarpıcı kulis! ‘Binalı Yıldırım ‘operasyonu’ duyunca harekete geçti’ başlıklı anlatının önümüzdeki günlerde nasıl güncelleneceğini belirleyecek temel başlıklar olarak öne çıkıyor.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.