Anasayfa Son dakika İmamoğlu davasında Aydoğan’dan ses kaydı ve 200 bin dolar savunması

İmamoğlu davasında Aydoğan’dan ses kaydı ve 200 bin dolar savunması

İmamoğlu davası 70. duruşmada Turan Aydoğan savunması

İmamoğlu davasında eski milletvekili Turan Aydoğan’dan ‘ses kaydı’ ve ‘200 bin dolar’ savunması, “çıkar amaçlı suç örgütü” iddiasıyla açılan davanın 70. duruşmasında gündeme geldi. Tutuksuz sanık sıfatıyla konuşan CHP 27. Dönem İstanbul Milletvekili Aydoğan, rüşvet aldığına veya verdiğine dair iddiaları kabul etmedi.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yaptığı oturumda savunmasını tamamlayan Aydoğan, dosyaya delil olarak eklenen bir ses kaydındaki ifadelerin bir kısmının kendisine ait olmadığını, kayda ekleme ve çıkarma yapılmış olabileceğini ileri sürdü. Avukatlarının teknik inceleme yaptıracağını söyleyen Aydoğan, kendisinin rüşvetle hiçbir ilişkisi bulunmadığını savundu.

Aydoğan’ın duruşmadaki çıkışı nereye oturuyor?

Aydoğan, duruşma salonunda bulunan çok sayıda İBB bürokratına işaret ederek, içlerinden herhangi birinin kendisi hakkında “akçeli iş” ya da “hukuka aykırı tavassut” ifadesi kullanması halinde kendini yakacağını söyledi. Bu çıkış, sanığın dosyadaki tanık ifadelerine karşı açık bir itiraz olarak kayda geçti.

Savunmanın tonu, mahkemeye iki temel argüman taşıyor: Ses kaydının hukuka aykırı elde edildiği ve içeriğinin manipüle edilmiş olabileceği; “rüşvet” yerine dosyada sıkça geçen “danışmanlık ücreti” nitelendirmesinin gerçeği yansıtmadığı.

200 bin dolarlık vekalet ücreti tartışması

Aydoğan, “Rahman Bey” olarak tanıttığı bir hukukçu arkadaşını, İBB ile bağlantılı davalara bakması için başka hukukçulara yönlendirdiğini anlattı. Bu yönlendirme sonrasında söz konusu kişiyle yönlendirilenler arasında 200 bin dolarlık vekalet ücreti konuşulduğunu, ancak kendisinin bu pazarlıktan haberi olmadığını öne sürdü.

Sanığın ifadesine göre dosyadaki gerçek tartışma, “rüşvet” ile “danışmanlık/vekalet ücreti” arasındaki çizgi. Aydoğan, kimsenin doğrudan rüşvetten söz etmediğini, dosyada adı geçen birçok kişinin olaylardan haberinin olmadığını savunarak “kumpas olma ihtimali” üzerinde durdu.

İmamoğlu ile ilişkinin zaman çizelgesi

  • 2019: Yerel seçimlerin ardından İmamoğlu mazbatasını aldığı gün, Aydoğan’ın “Sayın başkan helalleşelim, siz işinize bakın ben işime bakayım, ben parlamenterim” dediği öne sürülüyor.
  • 2022 sonu – 2023: Aydoğan, İmamoğlu ile siyasi görüş ayrılıkları yaşadığını, görüşmelerin seyrekleştiğini, bayramlaşma düzeyinde iletişimin sürdüğünü anlattı.
  • KİPTAŞ bağlantısı: Tutuklu sanık ve KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’la bürokratlarla olduğu gibi telefon temasının sürdüğünü, bunun görevle sınırlı olduğunu savundu.
  • 2025 ve sonrası: Davada 70. duruşmaya kadar uzayan süreçte Aydoğan, bürokratlarla mesafesini koruduğunu, danışmanlık/vekalet ücreti tartışmasından bihaber olduğunu tekrarladı.

Savunmanın beş kritik noktası

  1. Ses kaydının hukuka aykırı elde edildiği ve içerikte tahrifat yapılmış olabileceği iddiası.
  2. Rüşvetin değil danışmanlık ücretinin dosyaya konu edildiği, bunun “rüşvet diyemedikleri için” kullanılan bir kalıp olduğu savunması.
  3. 200 bin dolarlık vekalet ücreti pazarlığının sanığın bilgisi dışında yapıldığı, ancak bu rakamın “her şeyi yaptırabilecek” bir büyüklüğe ulaşmasının şüphe oluşturduğu itirafı.
  4. Ailenin İBB davalarına bakmadığı, bakmaları yasak olduğu için başka hukukçulara yönlendirme yapıldığı bilgisi.
  5. Kumpas ihtimali ve olaylardan haberdar olsaydı arkadaşını sürece dahil etmeyeceği vurgusu.

Şaban Sevinç’in savunması ve duruşmanın seyri

Aynı oturumda tutuksuz sanık gazeteci Şaban Sevinç de söz aldı. İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı tutuklu sanık Murat Ongun’u meslektaşı olarak tanıdığını, firari sanık Emrah Bağdatlı’yı ise tanımadığını belirtti.

Sevinç, İmamoğlu’nun 2019’da İBB Başkanı olmasının ardından kamuoyunun bir numaralı haber kişisi haline geldiğini, Ongun ile 2018’den 2025’e kadar 26 kez görüştüğünü, bunun 7 yıllık süreçte olağan olduğunu söyledi. 3,5–4 ayda bir bilgi aldığını ya da teyit yaptığını, 3–4 kez ofisinde çay içtiğini, bir kez dışarıda görüştüğünü anlatan Sevinç, beraat talep etti.

Sık yapılan kafa karışıklıkları

Dosyada “rüşvet” ile “danışmanlık/vekalet ücreti” kavramları zaman içinde birbirinin yerine kullanılmış görünüyor. Aydoğan’ın savunmasındaki kritik ayrım, iddia makamının hangi eylemi hangi hukuki kategoriye oturttuğu. Ses kaydının hukuka uygunluğu da dosyanın teknik eksenini oluşturuyor; savunma, kaydın elde edilme biçimine itiraz ediyor ve içeriğin manipüle edilmiş olabileceğini ileri sürüyor.

Mahkeme, diğer tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere duruşmaya ara verdi. Davanın 70. celsesi böylece Aydoğan’ın ses kaydı ve 200 bin dolarlık vekalet ücreti savunması ile öne çıktı; dosya, tutuklu 53 sanıkla birlikte toplam 414 sanığın yargılandığı “çıkar amaçlı suç örgütü” iddiası temelinde ilerliyor.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır.