Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğretim Üyesi Volkan Şahin, okul döneminin başlamasıyla birlikte çocukların uyku saatlerinin kademeli şekilde düzene girmesi gerektiğini söyledi. Yaz tatilinde gevşeyen uyku ritminin bir anda eski haline getirilmeye çalışılmasının çocuklarda huzursuzluk ve uykuluk hali oluşturabildiğini belirten Şahin, ekran kullanımının bu süreçteki belirleyici rolüne dikkat çekti.
Şahin’in verdiği bilgiye göre uyumadan önce ekran karşısında geçirilen süre, uyku kalitesini doğrudan etkileyebiliyor; ekran ışığı melatonin salgısını kısıtlayarak uykuya dalma süresini uzatıyor ve toplam uyku süresini kısaltıyor. Bu durum, çocuğun gündüz saatlerinde uykuluk hali yaşamasına, dikkatini toplamada güçlük çekmesine ve ders başarısının düşmesine zemin hazırlayabiliyor.
Ekran ışığı neden uykuyu bozuyor?
Tablet, telefon ve televizyondan yayılan mavi ağırlıklı ışık, göz retinasından beyne sinyal göndererek vücudun “uyanık kal” mesajı almasına neden oluyor. Bu mekanizma, akşam saatlerinde salgılanması gereken melatonin hormonunun üretimini geciktiriyor. Çocuğun yatağa girdiği saat ile gerçekten uykuya daldığı saat arasındaki fark açılıyor; toplam uyku süresi kısalıyor ve uyku derinliği azalıyor.
Yalnızca süre değil, içerik de belirleyici
Ekran kullanımında süre kadar izlenen içeriğin de önem taşıdığını vurgulayan Şahin, şiddet içeren veya çocuğun yaşına uygun olmayan yayınların uyku kalitesini ayrıca olumsuz etkileyebildiğini kaydetti. Ailelerin, çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre hem süre hem içerik tarafında sınır belirlemesi gerektiğini söyledi.
Uzmanın önerdiği kademeli uyku planı
Okul döneminin başladığı bu günlerde çocukların uyku düzeninin tek adımda değil, kademeli olarak düzeltilmesi öneriliyor. Şahin’in çizdiği çerçeve şu başlıklara dayanıyor:
- Yatma saatini her gün 10-15 dakika öne çekerek hedef saate ulaşın.
- Uykudan yaklaşık bir saat önce tüm dijital ekranları kapatın; bu saatte telefon, tablet ve televizyon erişilemez olsun.
- Yatmadan önce banyo, hafif kitap okuma gibi yaşa uygun sakin bir rutini her akşam aynı sırayla tekrarlayın.
- Çocuğun odasını uyku saatinde olabildiğince karanlık ve sessiz hale getirin; gece lambası yerine gerekiyorsa koyu perde kullanın.
- Kahvaltı ve dışarı çıkış saatini sabitleyerek sabah ritmini de destekleyin; düzenli uyanma, akşam uykusunu da düzenler.
- Ekran süresi ve içerik sınırlarını çocukla birlikte belirleyin; kuralı tek taraflı dayatmak yerine kararlaştırılan süreye birlikte uyun.
Uykuya geçişi kolaylaştıran rutinler
Banyo yapılması, yaşa uygun bir kitabın birlikte okunması, hafif bir müzik dinlenmesi ve odanın havalandırılması, uykuya geçiş sürecini kısaltabilen öneriler arasında. Aynı saatte, aynı sırayla tekrarlanan bu adımlar çocuğa “şimdi uyku zamanı” sinyali veriyor ve bedeni uykuya hazırlıyor. Geç saatte yatıp erken saatte kalkmak ise uyku kalitesini bozarak çocuğun gün içinde uykulu olmasına ve dikkatini sürdürmekte güçlük çekmesine yol açabiliyor.
Ailelerin sık yaptığı hatalar
Yaz boyunca geç saatlere kadar televizyon karşısında kalıp okul açılınca çocuğu bir anda erken yatırmaya çalışmak, uyku direnci denilen huzursuzluğu artırıyor. Yatağa telefon veya tabletle girilmesine izin vermek, uyumadan önceki son dakikaların mavi ışıkla dolmasına neden oluyor. Kuralları çocuğun katılımı olmadan tek taraflı koymak ise kuralın uygulanabilirliğini ve devamlılığını zayıflatıyor; çocuk kısa sürede eski düzene geri dönüyor.
Anne babalara net mesaj
Şahin, sözlerini “Yaz da olsa okul da olsa ekran kullanımı belli bir süre içinde olmalı; buna çocukla beraber karar vermeliyiz” ifadesiyle tamamladı. Yeni eğitim-öğretim döneminde uyku saatlerinin kademeli olarak eski düzenine kavuşturulması, ekranın uykudan en az bir saat önce kapatılması ve odanın karanlık-sessiz hale getirilmesi, çocuğun hem fiziksel hem de akademik performansı için en temel adımlar arasında görülüyor.


Yorum Yapın